Bartın Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği

 

 

Tarihçemiz

Derneğin Adı...........Bartın Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği
Kuruluş Tarihi..........29.05.2003
Derneğin Merkezi.....Köyortası Mah. İskele Cad. No:15 Bartın


Kurucu Üyeler

Güler ÇİMEN.......................Emekli Öğretmen

Nevaz KÜÇÜKEKŞİ...............Emekli Öğretmen

Şenol DAĞLIOĞLU................Emekli Öğretmen

Tülay İLERİ........................Kütüphaneci

Kamile DEMİROK..................Ev Hanımı

Nilgün KILIÇ.......................Eczacı

Layıka AKÇAY.....................Ev Hanımı

 

 

Türkiye Hayvanları Koruma Derneği’nin  Tarihçesi


Türkiye Hayvanları Koruma Derneği’nin resmi kuruluş tarihi 6 Mart 1924 olmakla birlikte derneğin temeli aslında 1908 yılında atılmıştı. American Robert College’da ders vermek üzere ABD’den Türkiye’ye gelen Mrs Alice Manning, İstanbul’a ayak bastığında sokak hayvanlarının çektiği sefaleti görünce dehşete düşer ve bu ülkede yaşamanın kendisi için dayanılmaz bir ıstırap kaynağı olacağını düşünerek ülkesine derhal geri dönmeye karar verir.
Mrs Manning o gün bagajlarını açmamıştı: ABD’e geri dönecekti ve sabaha kadar uyumadı. Güneşin ilk ışıkları İstanbul’u aydınlatırken Alice Manning valizlerinden eşyalarını çıkartmaya başladı. O şimdi başka türlü düşünüyordu: Bu şehirde kalacak ve kendini bu zavallı hayvanlara yardıma, hayvan sevgisini yaygınlaştırmaya adayacaktı.
Robert College’in bazı öğretmen ve öğrencilerini çevresinde toplayan Alice Manning, Şefkat Kolları “Arms of Mercy” adı altında hayvansever bir grup oluşturdu. Derneğin temelinin atıldığı 1908 yılını izleyen uzun ve çok çetin savaş yılları, bu topluluğun resmi hüviyet kazanmasını geciktirdiyse de Şefkat Kolları’nın hayvanların yardımına koşmalarını engelleyemedi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından hemen sonra, o zamanki adıyla “Himaye-i Hayvanat Cemiyeti” olarak resmen kurulan dernek, yeni dönemin aynı zamanda ilk yardım kurumlarından biri idi.
Alice Manning ve arkadaşları, olanca güçleriyle hayvanları acı ve sefaletten kurtarmaya ve hayvan sevgisini yaygınlaştırmaya çalışırlar. O yıllarda ulaşım ve taşımacılıkta kullanılan ve sayıları oldukça fazla olan at ve eşekler ile tarım hayvanlarından kanatlılara kadar çok çeşitli hayvan türleri bu kuruluşun sevgi dolu fedakarlıkları ile daha rahat bir yaşama kavuşurlar.
Türkiye’de boğa güreşleri yapılmasının önlenmesi, Türk Ceza Kanunu'nun hayvanların korunmasını içeren 521. Maddesi ve Belediye Zabıta Talimatnamesinin aynı konudaki koruyucu hükümleri THKD’nin ısrarlı baskıları sonucu devlet otoriterlerine kabul ettirilmiştir.
Hayvanları Koruma Kanun Tasarısı ilk defa 1936’da THKD tarafından Türk Parlamentosu’na sunulmuş; daha sonraları bu tasarının tarım hayvanlarının korunmasını da içeren daha geniş kapsamlı ve güncelleştirilmiş taslağı 1980’de tekrar Parlamentoya verilmiştir.
Deve güreşleri, köpek ve horoz döğüşleri, THKD’nin ilgili bakanlıklar nezdindeki başvuruları ve baskıları sonucu 1948’de yasaklatılmıştır.
Canlı hayvan naklinde besi hayvanlarının rahat şartlar altında yolculuk yapmalarının sağlanması, beslenme ve sulanmalarının aksatılmaması, gerektiğinde tıbbi müdahalede bulunulması için THKD ilk defa 1952 ‘de başlayarak Karadeniz limanlarındaki şileplere uzun süre veteriner hekim ve müfettişler göndermiştir.
1950’de Bakanlar Kurulu kararı ile THKD’nin “kamu yarırına çalışan bir kurum” olduğu kabul ve tasdik edildi.
Derneğin kurucusu Mrs Alice Manning vasiyeti gereği İstanbul’da toprağa verilmişti. Gene vasiyeti üzerine İstanbul’daki mal varlığı ile, hayvanlara yardım için Manning Vakfı kuruldu. Alice Manning, yaşamında olduğu kadar ölümünde de hayvanları unutmayan, duygu dolu yüce bir kişi idi. TÜRKİYE HAYVANLARI KORUMA DERNEĞİ’nin şimdi tek ideali, Mrs Manning’in aydınlattığı yolda mümkün olduğunca çok sayıda yardıma muhtaç hayvanı kurtarmak, onlara acısız mutlu bir yaşam sunmak ve hayvan sevgisini her Türk’ün gönlünde yeşertmektir.
THKD’nin tek gelir kaynağı hayvanseverlerin bağışlarıdır. Bu maddi yardımların sağladığı imkanlar ölçüsünde Türkiye Hayvanları Koruma Derneği hayvanları kurtarma çalışmalarını sürdürebilmektedir.
TÜRKİYE HAYVANLARI KORUMA DERNEĞİ GÖNÜLLÜ HAYVANSEVERLERİN YÖNETTİĞİ BİR YARDIM DERNEĞİDİR: HİÇBİR RESMİ KURUMLA BAĞLANTISI YOKTUR VE DEVLET KAYNAKLARINDAN HERHANGİ BİR MADDİ DESTEK ALMAMAKTADIR.

 

 

 

 

 

___________________________________________________________________________

anasayfa I tarihçemiz I amacımız I fotoğraflar I bize ulaşın I linkler

Bartın Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği

Köyortası Mah. İskele Cad. No:15 Bartın

www.patiler.org

2003

 

Kamuoyunun hayvanlara kötü davranma ya da öldürmeye dayali hiçbir eglenceye tolerans göstermeyecegi bir gün mutlaka gelecektir. O gün gelecek ama ne zaman? Ne zaman avlanmak ya da hayvanlari spor amaciyla öldürmek bir akli dengesizlik olarak kabul edilecek.

Albert Schweitzer



İnsanlar hayvanların dilsiz olduğunu düşünürler. Oysa, bu yanılgı insanların, aynen kibirli ve küstah oluşları gibi, algılama yeteneklerinin sığ oluşunun bir sonucudur. Cennet bir lütuftur, cennete gidiş liyakat esasına göre olsaydı köpeğiniz gider siz dişarıda kalırdınız. Tanrının tüm yarattıkları içinde insanoğlu en berbat olanıdır. Bütün türler içinde nefreti barındıran sadece odur. Diğer bir canlıya, spor yapma adına, bile bile acı çektiren tek canlı insandır. İnsanın doğruyla yanlışı ayırdedebilmesi onu diğer canlılardan entellektüel olarak üstün kılar; ama yanlış olanı yapabilmesi de, onun, bunu yapamayan bütün diğer canlılara göre daha aşağılık olduğunu kanıtlar.

Mark Twain

Biraz da ben öldürdüm köpeğimi;
Bakmasını bilemedim.
Bakmasını bilemezsen
Ağaç bile dikme.
Elinde kuruyan agaç
Derdolur adama.
Yüzme suda öğrenilir diyeceksin,
Doğru.
Boğulursan
Bir sen boğulursun ama,
Kaç sabahtır uyanıyorum,
Dinliyorum ortalığı,
Kapımı tırmalayan yok.
Ağlamak geliyor içimden ağlayamadığım için utanıyorum.
İnsan gibi.
Hayvanların çoğu insan gibidir,
Hem de iyi insan gibi.
Kalın boynu kıldan inceydi dostluğumun buyruğunda.
Hürriyeti, dişleriyle bacaklarındaydı,
Nezaketi, tüylü uzun kuyruğunda.
Nazım Hikmet